Merhaba :) Yazamadım tatlı telaş içerisindeyim :) Hayırlısı herşeyin :)
facebook'ta gezinirken bir pasta resmi gördüm çok beğendim blogda paylaşayım dedim :) buyrun resim :) tarifi için google'ye dolama pasta derseniz çıkıyor :)
Sevgiyle, sağlıcakla kalın... :))
31 Ekim 2013 Perşembe
26 Ekim 2013 Cumartesi
İLGİNÇ İCATLAR.
Hep aklıma takılmıştır şu kahvaltılık gevrekleri nasıl buldular diye :) Haberleri okurken denk geldim ve blogumda paylaşayım dedim. Buyrun.. :)
Mısır gevreği
Ekmek
hamuru yapmak için kaynattığı buğdayı, hamurun karışımına koymayı
unutan Will Keith Kellogg, birkaç saat sonra buğdayın kıtır kıtır olup
parçalandığını gördü. Böylelikle buğday gevreğini icat etti.
*** Hazır söz açılmışken, eğer bu tür gıda maddelerini tüketiyorsanız ki çok sağlıklıdır. Türk malı olan 'Flakefest' markasını öneririm.
*** Hazır söz açılmışken, eğer bu tür gıda maddelerini tüketiyorsanız ki çok sağlıklıdır. Türk malı olan 'Flakefest' markasını öneririm.
25 Ekim 2013 Cuma
Merhabalar :)
İnsanın mutlu, hüzünlü, duygusal, önemli vs. anlarını paylaşabileceği dostlarının olması ne kadar güzel. :)
Bunu bir kez daha anladım candostumla telefonda konuşurken. :) Hayırlı işimde benden önce heycanlanması, Şöyle yaparız, şunuda yaparız demesi... :)) Seni seviyorum A. Berciz. Z. :))
Yazımı bir şiirle kapatmak istiyorum :)) Canım Dostlarıma, Sizin canınız dostlarınıza Hediyem olsun...
BIR DOST
Saate bakmaksizin kapisini çalabilecegi
bir dostu olmali insanin
"Nereden çiktin bu vakitte" dememeli,
bir gece yarisi telasla yataktan
firladiginda;
"Gözünün dilini" bilmeli;
dinlemeli sormadan, söylemeden anlamali
Arka bahçede varligini sezdirmeden,
mütemadiyen dikilen vefali
bir agaç gibi köklenmeli hayatinda;
sen, her daim onun orada durdugunu hissetmelisin.
ihtiyaç duydugunda
gidip müsfik gövdesine yaslanabilmeli,
kovuklarina saklanabilmelisin.
Kucaklamali seni güvenli kollari,
dallari bitkin basina omuz,
yapraklari kanayan ruhuna merhem olmali
En mahrem sirlarini verebilmeli,
en derin yaralarini açip gösterebilmelisin;
gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz
Onca dalkavuk arasinda bir tek o,
sözünü egip bükmeden söylemeli, yanlis
anlasilmayacagini bilmeli.
Alkislandiginda degil sadece,
asil yuhalandiginda yaninda durup koluna girebilmeli.
övmeli Alem içinde,
bas basayken sövmeli
ve sen öyle güvenmelisin ki ona,
övdügünde de sövdügünde de
bunun iyilikten oldugunu bilmelisin,
"hak ettim" diyebilmelisin.
Teklifsiz kefili olmali hatalarinin;
günahlarinin yegane sahidi
Seni senden iyi bilen,
sana senden çok güvenen bir sirdas
Gözbebekleri bulutlandiginda
yaklasan firtinayi sezebilmelisin.
Ve sen agladiginda, onun gözünden gelmeli yas
Can Dündar
Sağlıcakla kalın..
İnsanın mutlu, hüzünlü, duygusal, önemli vs. anlarını paylaşabileceği dostlarının olması ne kadar güzel. :)
Bunu bir kez daha anladım candostumla telefonda konuşurken. :) Hayırlı işimde benden önce heycanlanması, Şöyle yaparız, şunuda yaparız demesi... :)) Seni seviyorum A. Berciz. Z. :))
Yazımı bir şiirle kapatmak istiyorum :)) Canım Dostlarıma, Sizin canınız dostlarınıza Hediyem olsun...
![]() |
| Çok Şekerler :) |
BIR DOST
Saate bakmaksizin kapisini çalabilecegi
bir dostu olmali insanin
"Nereden çiktin bu vakitte" dememeli,
bir gece yarisi telasla yataktan
firladiginda;
"Gözünün dilini" bilmeli;
dinlemeli sormadan, söylemeden anlamali
Arka bahçede varligini sezdirmeden,
mütemadiyen dikilen vefali
bir agaç gibi köklenmeli hayatinda;
sen, her daim onun orada durdugunu hissetmelisin.
ihtiyaç duydugunda
gidip müsfik gövdesine yaslanabilmeli,
kovuklarina saklanabilmelisin.
Kucaklamali seni güvenli kollari,
dallari bitkin basina omuz,
yapraklari kanayan ruhuna merhem olmali
En mahrem sirlarini verebilmeli,
en derin yaralarini açip gösterebilmelisin;
gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz
Onca dalkavuk arasinda bir tek o,
sözünü egip bükmeden söylemeli, yanlis
anlasilmayacagini bilmeli.
Alkislandiginda degil sadece,
asil yuhalandiginda yaninda durup koluna girebilmeli.
övmeli Alem içinde,
bas basayken sövmeli
ve sen öyle güvenmelisin ki ona,
övdügünde de sövdügünde de
bunun iyilikten oldugunu bilmelisin,
"hak ettim" diyebilmelisin.
Teklifsiz kefili olmali hatalarinin;
günahlarinin yegane sahidi
Seni senden iyi bilen,
sana senden çok güvenen bir sirdas
Gözbebekleri bulutlandiginda
yaklasan firtinayi sezebilmelisin.
Ve sen agladiginda, onun gözünden gelmeli yas
Can Dündar
Sağlıcakla kalın..
Merhabalar,
Bugünde okuduğum bir haberi paylaşmak istedim.Haberin konusu baharatın tarihi. Her derde deva baharatlar ne zaman kullanılmaya başlanmış hep beraber öğreneceğiz :) Böyle bilim haberleri hep ilgimi çekmiştir. Haberi aynen yayınlıyorum. İyi okumalar :)
İnsanoğlunun baharat kullanmakta niçin bu kadar hevesli olduğu konusunda bilim insanlarının birkaç teorisi ön plana çıkıyor.
Bugünde okuduğum bir haberi paylaşmak istedim.Haberin konusu baharatın tarihi. Her derde deva baharatlar ne zaman kullanılmaya başlanmış hep beraber öğreneceğiz :) Böyle bilim haberleri hep ilgimi çekmiştir. Haberi aynen yayınlıyorum. İyi okumalar :)
İnsanlar 6 bin yıl önce baharat kullanıyordu
Bilim insanları, Danimarka’da elde ettikleri 6 bin yıllık kalıntılarda, insanoğlunun pişirdiği balık ve etlere biber ve hardal benzeri baharatlar eklediğini ortaya çıkardı.
Avrupalıların baharatlara olan düşkünlüğü,
sanılandan çok daha eski tarihlere uzanıyor. İngiltere’nin York
Üniversitesi’nden antropolog Oliver Craig, Danimarka’da ortaya çıkarılan
çömlek kalıntılarında biber ve hardal benzeri baharat buluntularına
rastlandığını açıkladı.
Buluntular,
Baltık bölgesinde yaşayan insanların et ve balık pişirirken yemeklerine
lezzet katmak ya da yemeklerin bozulmasını önlemek adına baharat
kullandıklarını ortaya koydu.
İngiliz
‘New Scientist’ dergisine konuşan Craig, ‘insanlığın tam olarak hangi
tarihte yemeklerini çeşnilendirmeye başladıklarının bilinmediğini, fakat
Kuzey Avrupa’da bilinçli olarak kullanılan baharatların izine yaklaşık
6100 yıl önce rastlandığını’ ifade etti.‘Baharatların yabani bitki örtüsüyle kaplı
bölgelerde yetiştiğini’ belirten Craig, ‘herhangi bir bölgede baharat
kalıntısına rastladıklarında, baharatların yemeklerde kullanılıp
kullanılmadığından emin olamadıklarını çünkü kalıntıların civarda
yetişen bitkilerden de gelmiş olabileceğini’ vurguladı.
Bilinen
en eski baharat kalıntısı İsrail’deki antik bir kentte bulunmuştu. 23
bin yıllık kişniş kalıntısının o dönem yemeklerde kullanılıp
kullanılmadığı ise henüz bilinmiyor.
DAHA LEZZETLİ VE DAHA SAĞLIKLI
İnsanoğlunun baharat kullanmakta niçin bu kadar hevesli olduğu konusunda bilim insanlarının birkaç teorisi ön plana çıkıyor.
Cornell
Üniversitesi’nden Paul Sherman, bazı baharatların anti-mikrobik
olduğunu ve besinlerin ömrünü uzattığını, bunun baharat kullanımında
etkili bir sebep olabileceğini vurguluyor.
Fakat
Sherman’a göre yine de daha basit bir açıklama mümkün: “Baharat
kullanmamızın işlevsel bir sebebi olmayabilir” diyen Sherman, insanların
sadece damak zevklerinden dolayı bile binlerce yıldır baharat
kullanıyor olabileceğini sözlerine ekledi.
24 Ekim 2013 Perşembe
Bu Halimize de Şükür,
Merhabalar,
Bu sabah başımdan geçen bir olaydan kısaca bahsedeceğim. Sabah herzaman ki yaptığım gibi işe gitmek için servise bindim. Şöför arkadaşımızın fevri davranması sonucu trafikte ufak bir kavga olayına tanık oldum. gelin görün ki bu şöför arkadaşımızın kavga ettiği adam cerrah çıktı ve arkadası sağlam. Polis çağırmadır, Felandır derken beni ve serviste bulunan bir arkadaşım mecburen ifade vermeye gittik. Tarafsız olarak baktığımda iki tarafta suçlu. Ama suçu tek tarafa yıkmaya çalıştılar ki her zaman olan durum gariban şöför arkadaşımıza yıkıldı suç. Doktor beyin annesi hakim, babası da avukat çıkınca işin içine maddiyat girince işler değişti. Adalet böyle birşey ki adalet tam anlamıyla yerine getirilmeli derim ben nacizane.
Daha size ifade vermek için bekleme salonundaki diğer kişilerden ve 'abi abi' diye sinir bozucu şekilde bağıran ve nezarethane de duran suçludan bahsetmedim bile.
Başka yazımda o diğer kişilerinde olaylarından bahsederim.
Kıssadan hisse; herşey beklenmedik bir anda olur ve vardır herşey de bir Hayır.. Benim başıma gelen bu olay dan kazancım yarım gün işde değildim :) :P
Sağlıcakla kalın...
Merhabalar,
Bu sabah başımdan geçen bir olaydan kısaca bahsedeceğim. Sabah herzaman ki yaptığım gibi işe gitmek için servise bindim. Şöför arkadaşımızın fevri davranması sonucu trafikte ufak bir kavga olayına tanık oldum. gelin görün ki bu şöför arkadaşımızın kavga ettiği adam cerrah çıktı ve arkadası sağlam. Polis çağırmadır, Felandır derken beni ve serviste bulunan bir arkadaşım mecburen ifade vermeye gittik. Tarafsız olarak baktığımda iki tarafta suçlu. Ama suçu tek tarafa yıkmaya çalıştılar ki her zaman olan durum gariban şöför arkadaşımıza yıkıldı suç. Doktor beyin annesi hakim, babası da avukat çıkınca işin içine maddiyat girince işler değişti. Adalet böyle birşey ki adalet tam anlamıyla yerine getirilmeli derim ben nacizane.
Daha size ifade vermek için bekleme salonundaki diğer kişilerden ve 'abi abi' diye sinir bozucu şekilde bağıran ve nezarethane de duran suçludan bahsetmedim bile.
Başka yazımda o diğer kişilerinde olaylarından bahsederim.
Kıssadan hisse; herşey beklenmedik bir anda olur ve vardır herşey de bir Hayır.. Benim başıma gelen bu olay dan kazancım yarım gün işde değildim :) :P
Sağlıcakla kalın...
23 Ekim 2013 Çarşamba
Yeni Başlarken,
Malesef, hep hayatın karamsar, üzücü taraflarını görüyoruz. Örneğin, şu 9 günlük tatilde 2 aylık çocuğunu evde tek başına bırakan anne haberi. Akıl almaz bir olay.
Neyse canımızı fazla sıkmayalım. Benim bu blogu açma amacım, hayatın sadece karamsar, üzücü taraflarını görmek değil de, güzel, neşeli taraflarını göstermek. :)
![]() | |
| Ne kadar hüzünü çağrıştırsa da aslında hayatın bir güzelliği. |
Umarım yaşamınıza bir güzellik katmışımdır.
Sağlıcakla kalın... Görüşmek dileğiyle...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




